Muhittin Bayrak: ÇAYKUR’da 5 Günlük Güvenlik Boşluğu Profesyonellikle mi, “Emanetçi” Mantığıyla mı Çözülecek?
Muhittin Bayrak: Rize’nin, çayın ve bu toprakların her derdiyle dertlenmeyi kendine borç bilen bir dostunuz olarak, bugün kapalı kapılar ardında konuşulan ama koskoca bir bölgeyi ilgilendiren önemli bir idari uyuşmazlığı masaya yatırmak istiyorum.
Konumuz; çayımızın güvencesi, fabrikalarımızın bekçisi olan ÇAYKUR bünyesindeki mevsimlik koruma ve güvenlik görevlilerimizin yaşadığı "takvim azizliği."
Sorunun özü şu: Kış Grubu olarak çalışan profesyonel bekçilerimizin 180 günlük yasal çalışma süresi 29 Haziran itibarıyla doluyor. Yerlerini alacak olan Yaz Grubu’nun iş başı tarihi ise 5 Temmuz olarak belirlenmiş. Matematik net, ortada tam 5 günlük bir zaman boşluğu var.
Peki, fabrikaların en yoğun çalıştığı, çayın harmanlandığı bu 5 günde koskoca tesislerin can ve mal güvenliği kime emanet edilecek? Kulağımıza gelen iddialar, vizyoner bir idareciliğe yakışmayacak türden: Diğer departmanlardaki düz işçi kardeşlerimizi bu 5 gün boyunca nöbetçi dikmek!
Güvenlik “Emanet” Kabul Etmez: Felsefi ve Pratik Bir Bakış
Burada durup hem ekonomik hem de felsefi bir hakikati hatırlatmak gerekiyor. Kurumsal yönetim, sadece bütçe hesaplamak değil, "liyakat ve hakkı teslim etme" sanatıdır.
Felsefede "bütünlük" ilkesi vardır; bir zincir, en zayıf halkası kadar güçlüdür. Siz bir fabrikanın üretim bandını ne kadar kusursuz kurarsanız kurun, onun güvenliğini o işin uzmanına teslim etmediğiniz an, tüm yapıyı riske atarsınız.
Düz İşçiye Yüklenen Risk: Silah ruhsatlı, bu işin eğitimini almış profesyonel güvenlik personeli yerine, kendi asli görevi çay taşımak, ambalaj yapmak olan bir işçi kardeşimizi nöbetçi kulübesine koymak ne kadar akılcıdır? Yarın orada yaşanacak bir hırsızlık, sabotaj ya da kaza durumunda, o eğitimi almamış işçinin omuzlarına bu hukuki ve vicdani sorumluluk nasıl yüklenecektir? Bu, iş barışını ve insan onurunu zedeleyen bir "idare-i maslahat" (günü kurtarma) mantığıdır.
Profesyonelliğin Değeri: Güvenlik bir meslektir, geçici bir görevlendirme kulübesi değil. Fabrikalarımızın canı da, devletimizin malı da emanetçi mantığıyla korunamaz.
Çözüm Masada: 5620 Sayılı Yasa Ne Güne Duruyor?
Çözümsüz hiçbir şey yoktur; yeter ki niyet halis olsun. Devletimiz, idarecilerin elini rahatlatmak için yasal esneklikleri zaten tanımlamıştır. 5620 sayılı Kanun, mevsimlik işçilerin çalışma sürelerinin idari kararla 11 ay 29 güne kadar uzatılmasına imkan tanıyor.
ÇAYKUR yönetimi, üretimin aksamaması adına farklı departmanlarda bu süre uzatımı yetkisini gayet güzel kullanabiliyor. Soruyorum o halde: Aynı esneklik ve yetki, fabrikaların namusunu, güvenliğini koruyan bu profesyonel çocuklardan neden esirgeniyor?